ALTAN YUCEBAS

ALTAN YUCEBAS

Samsun'un isminden en çok söz ettiren tiyatro topluluğu ABS Sanat Tiyatrosu'nun kurucusu Altan Yücebaş, Farklı bir yaşantısı olan ve deyim yerindeyse elinden her iş gelen Yücebaşın yaşadıkları, sanat için savaşan bir Don Kişot'tan farklı olmadığını göstermeye yetiyor.

Tiyatro oyununa gelenlere don dağıtması, ilk korku tiyatrosuna imza atması, sivri dili, değişik fikirleri, sporcu kimliği ve olaylara alternatif bakışıyla dikkat çeken Yücebaş, kendi memleketinde görmediği değeri diğer illerden görmüş. Bu durum kendisini her ne kadar üzse de, Samsun'da sanat için, tiyatro için çabalamaya devam ediyor.

 

 

HOCASI ÜNLÜ TİYATRO VE
SİNEMACI KENAN PARS
İşte 1963 yılında Samsun'da doğan ve uzun yıllar İstanbul'da yaşayan ardından da sanatını icra etmek için memleketine gelen Yücebaş'ın ağzından, yaşadıkları: "Yıl 1989, aylardan nisan. O zamanlar İstanbul Bakırköy'de yaşıyorum. Kızım, küçük oğlum daha dünyada yoklar. Sadece büyük oğlum dünyada, baba mesleği inşaat dekorasyonla uğraşıyorum ve akşamları bir spor salonunda masörlük yapıyorum. Eşim kızıma hamile ve ben düşünüyorum, kaç sene daha inşaatlarda çalışacağım. Belimde romatizma var. Böyle düşüncelerle cebelleşirken bir ilan dikkatimi çekiyor 'BAKIRKÖY BELEDİYESİ AMATÖR TİYATRO TOPLULUĞU İÇİN ADAYLAR ARANIYOR' Hoca rahmetli Kenan Pars. Gidiyorum, koca çınar soruyor, 'Niye geldin?', inşaat bilgimi sahne dekoruna taşımak istediğimi, sahne hilelerini öğrenmek istediğimi söylüyorum. O da sahne nedir, antre nedir, mizansen, replik, teks nedir diye soruyor. Biz saf Karadeniz erkeğiyiz ya, saf saf antrenin odadan odaya geçişteki koridor olduğunu, teksin de bir çizgi roman kahramanı olduğunu söyleyince hoca beni kovuyor. Ben kapıdan dönüp özür dileyip öğrenmek istediğimi söyleyince hoca beni zorluyor. Bıyığımın kesilmesi gerektiğini, saçımın sarıya boyanacağını, gece üçlere kadar çalışmam gerektiğini, işin tozunu yutmam gerektiğini, gerekirse sahneyi süpüreceğimi, dekor taşımam gerektiğini, uzatmayalım ne kadar angarya varsa bana yaptıracağını, hala isteyip istemediğimi soruyor. Bendeki inat eşek inadı. Zoru sevdiğimi, benim için sorun olmadığını söylüyor ve tiyatro denen, kanıma işleyen hayatımı değiştiren, tüm yaşam standartlarımı kendine uyduran, bana sahip olduğum her şeyi sağlayan, uğruna canımı feda etmekten bir an bile çekinmeyeceğim bu muhteşem mesleğe adım atıyorum. Hiç pişman olmadım"

EŞİ HER İŞİNDE ARKASINDA
OLUYOR
İlk olarak Kandemir Konduk'un 'Yasaklar' isimli oyununa çalışmaya başladıklarını söyleyen Yücebaş, sözlerini şu cümlelerle sürdürüyor: "Neyse derhal Kandemir Konduk'un yazdığı Yasakları çalışmaya başladık. Sahne aşamasında hocam belediyeden ayrılınca kurduğu gruba belediye destek olmaktan vazgeçti. 24 kişilik bu grup aramızda bir yönetmen seçip Woody Allen'in Tanrı adlı oyununu çalışmaya başladık. Benim ticaretten gelişim, sponsor konusunda sıkıntı yaşamamıza engel oldu. Bir dernek bünyesinde Tiyatro SOS'u kurarak ve hayalim olan işi, sahne dekorunun tamamını benim yaptığım ve oynadığım, Tanrı'yı 9 oyun oynuyoruz işime zaman ayıramadığım için geçinmede zorluk yaşıyoruz ama bu arada spor sayesinde belimdeki romatizmadan kurtuluyorum."

TÜRKİYE'NİN SAYILI
MASÖRLERİNDEN
Spor ile birlikte hem rahatsızlıklarından kurtulduğunu hem de yeni bir meslek edindiğini ifade eden Yücebaş, şöyle konuşuyor: "Beykoz Çubuklu'ya taşınıyorum, spor salonu açıyorum, masörlük bilgilerimin eksik olduğunu farkedip, spor tıp enstitüsüne kayıt oluyor ve Türkiye'nin en iyi masaj hocası Prof. Dr. Ahmet Hamdi Turgut'tan ve diğer kurumlardan aldığım diplomalarımla Türkiye'nin sayılı masörleri arasında yerimi alıyorum. Bu arada kungfuda üçüncü dan a yükseliyorum. Ve babamın vefatı ile geldiğim samsun Çarşamba'da, Çarşambaspor'da çok şerefli dostlu

 



mobil uygulama

FACEBOOK

Telefon:
Copyright © 2020. Tiyatro Radyo - Tiyatro FM -  RADYO